Konu:--Modernizm

Modernizm

19 yy. sonlarında ve 20 yy. başlarında ortaya çıkan Modernizm, klasik yapıların geçerliliğini yitirdiği düşüncesi ile birlikte ortaya çıkmıştır. Sanayi devrimi, sanat, edebiyat, siyasi alanlarda yaşanan gelişmeler ile birlikte toplumların durağanlaştığı düşüncesi ön plana çıkmıştır. Modernizm ise “şimdi” anlamına gelmekte ve değişimi amaçlamaktadır. Modern us kelimesinden geliştirilen akım, geçmişe karşı şimdiki zamanın yüceltilmesi düşüncesi üzerine kurulmuştur. Bu tür bir akım sayesinde, toplumlarda sosyal ve kültürel anlamda kendilerini yenilemeye başlamışlardır.

Modernizmin Özellikleri

Modernizmi anlayabilmek ve düşünceleri ile ilgili yorum yapabilmek adına öncelikle özellikleri hakkında fikir sahibi olmak gerekir.

  • Toplumdaki kişilerin ruhsal bunalımları, yaşadıkları çöküntüler ve düşünceleri sözcüklere dökülerek anlatılmalıdır.
  • Eedebiyat, felsefe ve sosyoloji gibi alanlarda geleneksel kalıpların yerine yenilikçi düşünceler ortaya atılmıştır.
  • Toplumsal dünya yalın bir şekilde anlatılmamalı, yeni semboller ya da terimler kullanılmalıdır.
  • Eserlerin çoğunda hem bireysel hem de toplumsal karışıklıklar detaylı bir şekilde işlenir.
  • Geleneklere kafa tutma, toplumsal baskılardan uzak durma ve özgürlükçü yaşama önemlidir.

Varoluşçuluk: Moderizm aynı zamanda varoluşçuluk akımından da etkilenir. Kendi özünü, ne olması gerektiğini arayan bireyler, toplumdan uzaklaşmakta ve geleneksel yapıları sorgulamaya başlamaktadır. Modernizm ile özdeşleşen varoluşçuluk kişinin kendisini ve yaşadığı toplumu sorgulamasını ele alır.

Modernizm Ve Post Modernizm Arasındaki Farklar

Modernizm ve post modernizm, toplumların bilgi sahibi olmaları gereken akımlardır. 20 yy.’ın başlarında ortaya çıkan Modernizme tepki olarak doğan Post modernizm ise “modern sonrası” olarak ifade edilebilir.

  • Postmodernizm de amaç, olayı anlatmak değil, insanlar üzerinde oluşturduğu etkiyi ortaya koymaktır.
  • Modernizm tepki olarak doğan belirtilen akım, daha yorumlayıcı ve özgürlükçüdür.
  • Bir süre sonrasında oluşturduğu tepkilere cevap veremediği düşüncesi ile toplumlar üzerindeki etkisini kaybetmiştir.
  • Daha karmaşık olan sorgulayan post dönem, yenilikçi bir düşünce tarzının belirlenmesi gerektiğini ve ruhsal analizleri savunur.
  • İngiliz ressam John Watkins Chapman Post Modernizm kavramını ilk kez kullanmıştır.

Genele bakıldığında post modernizmin daha acımasız olduğunu söylemekte fayda vardır.

Yeni Yapılar İnşa Edilmesi Düşüncesi

Modernizmin temel düşüncelerinden bir tanesi yeniliktir. Uzun süredir uykuda olan halkın ya da vatandaşların acil olarak yenilenmesi ve gelişmeler ayak uydurması gerektiği düşüncesinden yola çıkar.

  • Belirtilen akım ile birlikte 20 yy.’ın başlarından itibaren toplumlar gelişim göstermeye başlamıştır.
  • Sanat eserlerin, yapıların, mekanların yeniden inşa edilmesi gerektiği düşüncesinden yola çıkan akım, pek çok kişi tarafından kabul edilmiştir.
  • Realist bir yaklaşımı savunan akım, sürekli araştırmayı ve yeniliklere açık olunması gerektiğini vurgular.
  • Klasik Çağ’dan yenilikçi döneme hızlı bir geçiş olarak değerlendirilen dönemde sanat eserleri de artış göstermiştir.

Yenilenme ile birlikte toplumların gelişim göstereceğine inanan düşünüş tüm Avrupa ülkelerinde etkisini hızlı bir şekilde arttırmıştır.

Modernizm

Edebiyatta Modernizm

Sanat eserleri ve mimari yapıların dışında, edebiyatta da Modernizm etkisi göstermiştir. Geleneksel olanı reddetme şeklinde de belirtilebilen akım, edebiyatta da yenilik sürecini başlatmıştır.

  • Sait Faik Abasıyanık, Haldun Taner, Orhan Pamuk ve Adalet Ağaoğlu, dönemin modernizm düşüncesi ile eserler oluşturan isimlerinden bazılarıdır.
  • Geleneksel anlatımın reddedildiği edebiyat eserlerinde kişilerin ruhsal bunalımlarına ve değişimlerine sıklıkla yer verilir.
  • Roman ve hikâyelerin neredeyse tamamında çağrışımlara yer verilmiştir.
  • Toplumların yaşam şekilleri daha açık bir şekilde gözler önüne serilmeye başlamıştır.

Neden sonuç ilişkisi yok: Belirtilen dönem ile birlikte eserlerde neden- sonuç ilişkisi ortadan kalkmıştır. Eserlerin belirli bir sonla bitmesine gerek yoktur. Yazar sözlerin çağrışma gücünden yardım alarak daha ağdalı ve şiirsel bir dil kullanmaya özen gösterir. Hikayelerin konusu ve gidişatları da klasiğin dışına çıkmıştır.

2019-01-01T11:17:23+00:00

Yazar :

Yorumunuzu Yazın